Günümüzden Elli Yıl Sonra Kitapların İnsan Hayatındaki Yeri İle İlgili Deneme

s20

Bu yazımızda, günümüzden elli yıl sonrasına giderek kitapların insan hayatındaki yerine değinen bir deneme hazırlayacağız.

Kitaplar, sığınaktır. Sığınaklar ilkel olur. En asgari insani şartlarda ve insani ihtiyaçların yerine gelmesini sağlayan yerlerdir. Bu nedenle öze dönüş gibidir. Kitaplar, insanın öze dönüşüdür. Kitaplar, barınaktır. İptidai şartlara sahip olsa da, yaşatır, korur ve kollar.

Günümüzden elli yıl öncesine gitsek ve dünya kütüphanelerini dolaşsak, kim bilir kaç tane şimdilerde ağaç olan tomurcuk halinde fikirlerle ve hayatlarla karşılaşırız. Kitaplar bizi büyütür, besler. İnsanın hayatında kitap, dinde kitabın yeri gibidir. Bitiricidir. Vazgeçilmezdir. Rehberdir. Yol göstericidir.

Günümüzden elli yıl sonra gitsek ve dünyanın dijital kütüphanelerini gezsek, bir noktada milyarlarca sayfa kitabı toplayan teknolojilerin ihtişamı karşısında elbette irkiliriz. Bu insan olmanın gereğidir. Fakat yine dönüp, matbu kitap aldığımızda, yuttuğumuz toz bize biz olduğumuzu hatırlatır.

Ne kadar gelişmiş toplumlar kursak da, temel insani ihtiyaçlarımız barınma, giyinme, yeme ve içme değişmediği gibi, kitaba olan ihtiyacımız da yıllara ve toplumların gelişme düzeylerine göre değişmemektedir. Çünkü kitap insanidir. İnsana aittir. Canlıdır. Kitapların sayfaları döndükçe, kitaplar adeta nefes alır. Konuşur. Bunu hiçbir teknoloji değiştiremez.

Belki de elli yıl sonra gelişmiş bir teknoloji olmayacak, bunu bilemeyiz. Şuan teknolojinin, elli yıl önceye göre çok gelişmiş olması, elli yıl sonra da ileri bir düzeye geleceği anlamı taşımaz. Bu nedenle kitap, yıllardır koruduğu yerini yine koruyacaktır.

Günümüzden Elli Yıl Sonra Kitapların İnsan Hayatındaki Yeri İle İlgili Deneme Konusunda Düşüncelerinizi Paylaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir