Akdeniz Çevresinde Kurulan Medeniyetlerin Ortak Özellikleri Nelerdir?

c10

Bu yazımızda Akdeniz çevresinde kurulan medeniyetlerin ortak özellikleri nelerdir kısaca olarak bilgi aktaracağız.

Medeniyetler Beşiği olarak bilinen Anadolu Coğrafyası’nın Akdeniz Bölgesi’nde İyonya, Lidya, Fenike, Yunan ve Roma uygarlıkları kurulmuştur. Medeniyetler yerleşik hayata geçen insan toplumlarının ortak kültür ve mirasa sahip olarak ortaya koydukları bir hayat tarzıdır.

Bu hayat tarzı bir dünya görüşüne, nüfusa, stratejik topraklara ve ticari kaygılara bağlı kalarak gelişmektedir. Akdeniz’de de kurulan medeniyetlerin ortak özellikleri bunlardır. Akdeniz’in tarım alanlarının az olması insanlığı ticarete yöneltmiştir.

Su ürünleri ile ilgili deniz ticaretinin gelişmesi bu medeniyetlerin ortak özelliklerindendir. Deniz ticaretinin gelişmesiyle pazarlama alanlarının oluşması ve diğer medeniyetlerle olan bağların kuvvetlenmesi sonucunda bazı etkileşimler de olmuştur.

Akarsuların, vadilerin, ovaların, platoların, kanyonların varlığından istifade ederek mimari ve sanat alanında da gelişim gösteren medeniyetler, zamanla dini algıların etkisiyle imparatorlaşma yoluna girmişlerdir.

Özellikle Yunan ve Roma uygarlıklarında görülen ve bir dünya görüşüne bağlı kalarak bütün dünyayı etkisi altına almaya çalışan bir akım başlamıştır. Dini inanışların mezhepsel farklılıklar gösterdiği dönemlerde zaman zaman iç karışıklara neden olan olaylar yaşansa da bu tür büyük uygarlıklar yine de tüm dünya halklarını etkilemiştir.

Arap, Pers ve Mısır Uygarlıkları’ndan etkilenen Akdeniz Uygarlıkları, ticari anlamda en çok gelişen uygarlıklardır. Bu nedenle ekonomi alanında ideolojik fikirlerin çıkışı Akdeniz topraklarında gerçekleşmiştir.

Akdeniz Çevresinde Kurulan Medeniyetlerin Ortak Özellikleri Nelerdir Hakkında Yorumlarınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz.

Deprem Nasıl Oluşur Kısaca

c9

Bu yazımızda deprem nasıl oluşur kısaca olarak bilgi aktaracağız.

Yer kabuğunda büyük çapta kırılmalar sonucunda oluşan boşlukların, levhalar tarafından doldurulmasıyla başlayan dalgalanma hareketlerinin yeryüzü boyunca kırıklar oluşturarak devam edip gelmesi sonucunda toprağın dalgalanmasıyla depremler oluşur.

Doğal bir afet olan depremler, yer kabuğunun her geçen gün yeniden şekillenmesi sonucu oluşan afetlerdir. Yer kabuğunun değişen hareketlerini kısa ve uzun vadede Sismoloji birimleri inceler. Sismoloji depremleri inceleyen ve seyrinin analizini yapan bir bilim dalıdır.

Depremler, Dünya’nın oluşmasından bu yana bir zaman çizelgesi boyunca yeni oluşan ve oluşmakta olan yeryüzü hareketlenmelerinin görüldüğü yerlerde olmaktadır. Depremler bir kuşak oluşturur. Kalıcı hale gelen depremlerin yer kabuğunun tamamen yerleşmesi sonucunda bitmesi beklenir. Fakat Dünya gelişimine devam etmektedir.

Deprem kuşakları dereceli olarak tehlike açısından sınıflandırılmaktadır. Anadolu coğrafyası bir deprem kuşağında yer almaktadır. Çünkü Anadolu, son yer kabuğu hareketlenmelerinin başında oluşmuştur. Bu nedenle sürekli depremlerin olduğu bir bölgedir.

Japonya coğrafyası da bir deprem kuşağında bulunmakla beraber Anadolu’nun sönmüş volkan faaliyetlerinin yanı sıra Japonya’da tektonik hareketler devam etmektedir.

Yer kabuğunun sürekli olarak gelişmesi durumu yeni deprem kuşakları meydana getirebilir. Sismologlar deprem bölgelerinde çalışmalar yaparak depremlerin seyrini belirlemek için uğraşır. Bazı depremler ön görülebilir.

Deprem afetiyle başa çıkmak için birçok devlet ve sivil toplum kuruluşları ortak çalışmalar yürütmektedir. Depremle mücadelenin devlet politikası haline geldiği yerlerde, afet merkezi kurulmuştur. Şehirleşmeye ve göç hareketlerine dikkat edilmektedir. Bu nedenle tehlikeli alanlar kontrol altında tutulmaktadır.

Deprem Nasıl Oluşur Kısaca Hakkında Yorumlarınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz.

Jeolojik Afetler Nelerdir?

c8

Bu yazımızda jeolojik afetler nelerdir kısaca olarak bilgi aktaracağız.

Jeolojik afetler, yeryüzü tabakalarının hareketleri sonucunda meydana gelen doğal afetlerdir. Yer Bilimi açısından depremler, heyelan ve yanardağ patlamaları jeolojik doğal afetlerdendir. Deprem kuşakları, iklim çeşitliliğine göre heyelan tehlikeleri ve tektonik levha hareketlerine göre volkanik patlamalar coğrafyanın yeryüzü şekillerine bağlı afetlerdir.

Depremler:

Yeryüzü tabaklarının ve levha hareketlerinin yerin ve denizin derinliklerinde çok büyük toprak parçaları halinde yer değiştirmesi sonucu büyük bir kuvvet ortaya çıkar. Bu kuvvet yer değiştirme kuvveti olarak dalgalar halinde karadan ve denizden yayılır. Kara merkezli depremlerde fay hatları oluşurken yeryüzü şekillerinde büyük değişiklikler gözlenir.

Deniz merkezli depremlerde çok büyük dalgalar oluşur. Bazen bir şehri, bir ülkeyi yutacak çapta dalgaların oluşmasıyla tusunami felaketleri yaşanmaktadır.

Heyelan:

Özellikle bol yağışlı olan iklim kuşağına sahip bölgelerde toprağın büyük parçalar halinde tamamen yer değiştirmesiyle oluşan doğal afetlerdir. Heyelanlar çok büyük çapta toprağın kayması ile gerçekleşir. Bu nedenle bitki örtüsünü, yeryüzü şekillerini tamamen değiştirir. Bu afetlerde ağaçların önemi büyük olsa da bazen yetersiz kaldığı da görülür.

Yanardağ Patlamaları:

Tektonik yeraltı levha hareketlerinin ve magma tabakasının itici kuvvetler oluşturup bir volkanik dağ üzerinden yeryüzüne çıkmasıyla oluşur. Deprem kuşaklarında görülen volkanik hareketlenmelerin, bir deprem sonucunda uzun ya da kısa vadeli bir şekilde harekete geçtiği görülür. Patlamalar uzun vadede bir zaman periyoduna bağlı kalmadan devam etse de zamanla azalır. Bu da volkanik dağların sönmesiyle sonuçlanır.

Jeolojik Afetler Nelerdir Hakkında Yorumlarınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz.

Toprak Oluşumunda İklim Ve Doğal Bitki Örtüsünün Etkisi Kısaca

c7

Bu yazımızda toprak oluşumunda iklim ve doğal bitki örtüsünün etkisi kısaca olarak bilgi aktaracağız.

Toprağın oluşumunda belli başlı birkaç etmen vardır. Bunlardan en etkilisi iklim ve doğal bitki örtüsüdür. İklim geçişlerinin fazla olduğu yerlerde toprak yapısı zenginleşir ve verimli bir hal alır. Doğal bitki örtüsünün de toprağın şekillenmesinde ve verimli hale gelmesinde etkisi vardır.

İklim, mevsimler boyunca devam eden ve bir coğrafik güzergâhta yerleşik hale gelerek hava olaylarının seyrini rutinleştiren bir doğa olayıdır. İklim toprak yapısını doğrudan etkiler. Yağış alan yerlerde özellikle dört mevsim süren yağışların olduğu iklimlerde toprak alüvyon, humuslu toprak olarak şekillenir.

Toprak yapısının yağışlı bölgelerde yumuşak, koyu renkli, verimli olması bitki örtüsünün şekillenmesine neden olur. Bitki örtüsü yükseltinin az olduğu yerde makilik, yükseltinin arttığı yerlerde ormanlık alanlara ve çayırlara dönüşür.

Bitki örtüsünün yükseltiye göre şekillenmesi, deniz seviyesinde kumlu toprak, rakımın deniz seviyesinin biraz üstünde olduğu yerlerde ovalar şeklinde alüvyon toprak, yükselti arttıkça dağların oluşmasıyla başlayan kaya tipi topraklarla oluşur.

Bitki ve diğer canlıların kalıntıları, kökleri, toprağın hızlı çözünmeye başlamasıyla kayaçların toprağı dönüşmesini hızlandırırken, iklim geçişleriyle birlikte toprak tamamen şeklini alarak adeta bir bölgeye özgü hal alır.

Sıcak ve kurak bölgelerde toprak doğal olarak kuru, kumlaşmaya yakındır. Soğuk ve fırtınalı bölgelerde toprak kuru ve serttir. Yağışlı bölgelerde toprak koyu ve yumuşaktır. Bitki örtüsü burada erozyon ve heyelan gibi doğa olaylarını engeller.

Toprak Oluşumunda İklim Ve Doğal Bitki Örtüsünün Etkisi Kısaca Hakkında Yorumlarınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Kaç Yılda Bir Seçilir Görev Süresi

c6

Bu yazımızda Cumhurbaşkanı kaç yılda bir seçilir görev süresi kısaca olarak bilgi aktaracağız.

Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra kurucu Cumhurbaşkanı olarak çoğunlukla seçilen Mustafa Kemal Atatürk 15 yıl bu görevi sürdürmüştür. Cumhurbaşkanlığı süresi zaman zaman yenilense de son dönemde yapılan bir halk oylamasıyla karara bağlanmıştır.

Günümüzde referandumdan önce 7 yıl olan ve meclisin seçtiği Cumhurbaşkanı, halkın kararıyla halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanı olarak 5 yıl görev süresine sahiptir. Bir kişi en fazla iki defa seçilir. Böylece en fazla 10 yıl görev yapmış olur.

Türkiye Cumhuriyeti’nde Cumhurbaşkanı’nı 2014 yılında 5 yıl süreyle halk seçmiştir. En yakın Cumhurbaşkanlığı seçimi 2019 yılında yapılacaktır. Cumhurbaşkanı, rejimin başını temsil eder. Ordunun başında görevlidir. Cumhurbaşkanı 5 yıl süreyle istediği devlet toplantısına başkanlık edebilir.

Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilirken, normal yerel ve genel seçimlerde olduğu gibi bir aday pusulası hazırlanır. Bu pusulada herkes adayının altına tercihini ifade eden işaret bırakarak kapalı zarfla oyunu sandığa atar. Oylar sayıldıktan sonra yeterli oy sayısına ulaşan kimse Cumhurbaşkanı olur. Cumhurbaşkanlığı seçimleri, normal seçimler gibi propaganda yapmaya açıktır.

Cumhurbaşkanı yasaları onar. Rektörleri atar. Yurtdışı ve yurtiçi ziyaretler yapar. Cumhurbaşkanı partilerin üstündedir. Herhangi bir partiye üye olamaz. Üniversite mezunu olmak zorundadır. Cumhurbaşkanı’na vekâleten Meclis Başkanı görev yapar. Hastalıkta, yurtdışı ziyaretlerinde vekâlet Meclis Başkanı’ndadır.

Cumhurbaşkanı Kaç Yılda Bir Seçilir Görev Süresi Hakkında Yorumlarınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz.

Milli Cemiyetlerin Ortak Özellikleri Nelerdir?

c5

Bu yazımızda milli cemiyetlerin ortak özellikleri nelerdir kısaca olarak bilgi aktaracağız.

Birinci Dünya Savaşı’nın sonuçlarından memnun olmayan İtilaf Devletler ve İttifak Devletleri’nin bir kısmı yeniden güç dengesi kurma mücadelesine girişince, zayıflayan Osmanlı Devleti’nin Anadolu topraklarında işgal girişimleri baş göstermişti.

Milli Mücadele dönemi olarak tarihte yerini alan yıllarda özellikle Mondros Ateşkesi Antlaşması’na karşı olarak yerleşik sivil halk tarafından direniş grupları kurulmuştur. Bu gruplar daha sonra tek çatı altında birleştirilmiştir.

Sivas Kongresi ile Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti olarak şekillenen direniş örgütü, vatanın bölünmez bütünlüğü ve bağımsızlık mücadelesi için ortaya çıkmıştır. Bağımsız hareket eden örgüt, milli birlik ve beraberlik duygularının kabarmasında ve yeniden oluşmasında önemli bir rol üstlenmiştir.

Milli Cemiyetler’in bütün yardım ve dayanışması halk tarafından organize edilmiştir. Bu nedenle halk kendi imkânlarıyla kendi memleketlerini yer yer çıplak elle, yer yer atlı birliklerle savunmuşlardır. Bağımsızlık ve Milliyetçilik duygularıyla hareket edilmiştir.

Milli Cemiyetler, birçok zararlı cemiyetlerle mücadele haline girmiştir. Burada Milli Cemiyetler’in ortak özelliği olarak vatanın bölünmez bütünlüğü algısı ön plana çıkmıştır. Ermeniler, Yunanlar, Rumlar eski imparatorlukların ve devletlerin bakiyesi olduğunu iddia ederek Anadolu’ya saldırınca Milli Cemiyetler topyekûn bir milli refleksle işgal girişimlerini savuşturmuştur.

Milli Cemiyetler’in en önemli özelliği yerli ve milli olmasıdır. Anadolu halkı, gücünü, kuvvetini, birlik ve dirliğini bu cemiyetler etrafında örgütlenerek bir kez daha göstermiştir.

Milli Cemiyetlerin Ortak Özellikleri Nelerdir Hakkında Yorumlarınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz.

Bedir Savaşı Nedenleri Ve Sonuçları Kısa Özet

c4

Bu yazımızda Bedir Savaşı nedenleri ve sonuçları kısa özet kısaca olarak bilgi aktaracağız.

Mekke’den eski adı Yesrib olan Medine’ye yapılan hicretin sonucunda Müslümanlar, oradaki Evs ve Hazrec kabileleri arasındaki dargınlıkları bitirerek yeni bir medeniyet kurma işine giriştiler. Müslümanlar siyasi, iktisadi, idari ve sosyal açıdan güçlenme imkânı bulunca Mekke’ye giden ticaret yolarını ele geçirdiler. Böylece Mekkeli Müşrikler ile olan mücadele yeniden alevlendi. 624 yılında Bedir Savaşı gerçekleşti.

Bedir Savaşı’nın nedenleri:

Mekke’ye giden ticaret yollarına Müslümanlar hâkim olunca, Mekkeli Müşrikler bu durumu hazmedemeyip harekete geçtiler. Zaten dini açıdan sarsılmış olan Mekke, ekonomik açıdan da darbe yiyince savaş kaçınılmaz bir son oldu. Müslümanlar da, güçlü Mekkeli Müşrikler akınına cevap vermek için harekete geçtiler.

Bedir Savaşı’nın sonuçlar:

Müslümanlar şehitler vermelerine rağmen daha az bir orduyla daha kuvvetli bir orduyu yendiler. İlk savaş galibiyetlerini alan Müslümanlar, moral olarak güçlendiler. Böylece Medine halkı ikinci bir olaya kadar rahat ve huzurlu bir İslami hayat sürdü. İslam’ın yayılması ve insanların İslamiyet’i kabul etmeleri hızlandı.

Ayrıca Bedir Savaşı’nda kazanılan ganimetler yoksul ve yetimlere dağıtılmıştır. Bir kısmı da devlete kalmıştır. Bedir Savaşı’nda esir düşen Müşrikler, Medine’de yaşayan Müslüman halka okuma – yazma öğretme koşuluyla serbest bırakılmışlardır. Bu da savaş dönemlerinde dahi eğitimin aksamadan devam etmesinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Bu bir peygamber uygulaması olarak doğrudan İslamiyet ile ilgilidir.

Bedir Savaşı Nedenleri Ve Sonuçları Kısa Özet Hakkında Yorumlarınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz.

Tarih Dersine Nasıl Çalışılır?

c3

Bu yazımızda tarih dersine nasıl çalışılır kısaca olarak bilgi aktaracağız.

Tarih disiplini toplum yapılarını şekillendiren, gelenek ve görenekleri, örf ve adetleri, sosyal ve kültürel dokuyla birlikte siyasi sistemlerini nedensellik çerçevesi içinde inceleyen bir ilimdir.

Tarih disiplini, ilk ve orta dereceli okullarımızda ve lisans programlarında okutulan bir derstir. Dünya Tarihi, Avrupa Tarihi, Osmanlı Tarihi, Cumhuriyet Tarihi olarak alt dalları da bulunmaktadır. Bu nedenle bütün insanlık tarihini kapsayan bir kaynak alanıyla öğrencileri en çok zorlayan derslerden biridir.

Tarih dersi, çok kitap okunarak ve yer yer araştırma yapılarak rahatlıkla öğrenilebilecek bir derstir. Tarih dersi sosyal bir bilim olduğundan sözel diye bir sınıflamanın içine dâhildir. Bu nedenle işin içine ezber yönteminin girebileceği düşünülebilir. Fakat bu yanlıştır.

Tarih disiplini bir neden – sonuç ilişkisine dayalı olduğundan, bu disiplinin çalışma yöntemi de neden – sonuç ilişkisine dayalı olmalıdır. Tarih yıllarının ezberlenmesi yanlıştır. Fakat neden – sonuç ilişkisi içerisinde olayların tarihi seyrini anlayabilmek için yıllar üzerinden gitmek bir kronolojik tarih bilgisi edinmeyi kolaylaştırır.

Eğer amaç kronolojik tarih bilgisinin dışında dallanan sanat tarihi, edebiyat tarihi gibi alanlarda yoğunlaşmaksa çok fazla kitap taraması yapılması gerekir. Her kitap okunmaz, doğrudur. Bu nedenle bir kitap okuma yöntemi ve seyri geliştirmek gerekir. Bu nedenle kaynak taraması yapılmalıdır. Kaynak taramaları ele aldığınız işi daha nitelikli kılar.

Tarih dersi ağır metodoloji içeren bir ders değildir. Kısa vadede pragmatik çözümlerle birçok ders gibi halledilebilir. Fakat kesinlikle ezberden nefret eder. Nedensellik her zaman tarihin sevdiği yoldur.

Tarih Dersine Nasıl Çalışılır Konusunda Düşüncelerinizi Paylaşabilirsiniz.

1. Dünya Savaşı Özeti Kısa

c2

Bu yazımızda 1. Dünya Savaşı özeti kısa kısaca olarak bilgi aktaracağız.

Batı’daki Fransız İhtilali’nin ardından ortaya çıkan Milliyetçilik akımlarının kuvvetlenerek ulus – devlet yapılandırmalarını hızlandırması ve çok uluslu devletleri tehdit etmesi sonucunda savaş zemini için bir öncü koşul oluşmuştur.

Sanayi Devrimi sonrasında, makineleşmenin artmasıyla ve hammadde, kaynak, Pazar arayışının başlamasıyla yeni sömürge yollarının bulunup, sömürgelerin oluşturulması isteği yüz elli sene içinde doruk noktasına ulaşarak bir güç dengeleri savaşına zemin hazırlayan diğer öncü koşul olmuştur.

Bununla birlikte Avusturya Veliahtı Ferdinand ve ailesinin bir suikast sonucunda öldürülmesiyle başlayan Birinci Dünya Savaşı’nda İtilaf Devletleri, İngiltere, Fransa, İtalya, Rusya, Japonya, ABD, Romanya, Yunanistan bir blok halinde İttifak Devletleri, Osmanlı Devleti, Avusturya – Macaristan İmparatorluğu, Almanya ve Bulgaristan üzerine gelmiştir.

Osmanlı Devleti, boğazdan geçip kendine sığınan Alman savaş gemilerini himayesi altına alıp adını değiştirip kendi gemisi ilan edince (Goeben – Breslau; Yavuz – Midilli), bu savaş gemileri Karadeniz’de açılıp Sivastopol’ü bombardıman etti. Böylece Osmanlı Devleti bir Alman kurnazlığıyla savaşa girmek zorunda kaldı.

1914 – 1918 yılları arasında birçok cephede süren savaş Osmanlı Devleti’nin fiilen çökmesine neden oldu. Savaşın sonuçlarından memnun olmayan düşman devletler, ikinci bir savaş için hazırlığa başlayınca, Anadolu topraklarında da Milli Mücadele yılları başlamış oldu. Üç, dört yıl süren Milli Mücadele döneminden sonra Osmanlı Devleti resmen yıkılmıştır. 29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet’in ilanıyla Türkiye Cumhuriyeti ulus – devlet olarak kurulmuştur.

  1. Dünya Savaşı Özeti Kısa Hakkında Yorumlarınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz.

 

Balkan Savaşları’nın Nedenleri Ve Sonuçları Kısaca Maddeler Halinde

c1

Bu yazımızda Balkan Savaşları’nın nedenleri ve sonuçları kısaca maddeler halinde kısaca olarak bilgi aktaracağız.

Birinci Dünya Savaşı’ndan hemen önce Osmanlı Devleti’nin toprakları üzerinde başlayan yavaş yavaş işgal etme girişimleri Trablusgarp’ta devam ederken, Sırp, Bulgar ve Yunan birliklerinin Balkan topraklarında bağımsızlık hareketi başlatmalarıyla hararetlenmeye başlamıştı.

Balkan Savaşları’nın nedenleri şu şekildedir:

1- Bulgar, Sırp ve Yunan halkının Balkan coğrafyasında bağımsızlık elde etmek istemesidir.

2- Fransız İhtilali ile başlayan Milliyetçilik akımlarının, yüz elli yıl gibi bir sürede doruk noktasına ulaşmasıdır.

3- Ulus – devlet anlayışlarının ırkları harekete geçiren propagandalarıdır.

4- Ruslar’ın kadim devlet stratejisi haline gelen sıcak denizlere inme politikasının, Balkanlar’da kurulacak olan bağımsızlıklar üzerinden sürdürmesi ve kışkırtmalar yapmasıdır.

Balkan Savaşları’nın sonuçları şu şekildedir:

1- Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’daki hâkimiyeti neredeyse tamamen sona ermiştir.

2- Osmanlı Devleti’nin Ege Adaları’nda ve Ege Denizi’nde hâkimiyeti zayıflamıştır.

4- Anadolu topraklarında Türkçülük akımı kuvvetlenmiştir.

5- Osmanlı Devleti’nde İttihat ve Terakki yönetime el koymuştur.

6- Osmanlı Devleti’nde ordu siyasi yapılanma içinde bulunmuş ve etkisini göstermiştir.

Balkan Savaşları’nın ardından sarsılan Osmanlı hâkimiyeti, Birinci Dünya Savaşı öncesinde silahlanma yarışına giren ülkelerin amansız saldırısı sonucunda, Osmanlı Devleti büyük bir Alman kurnazlığıyla savaşa girmek zorunda kalarak, birçok toprak kaybına uğramış ve en nihayetinde yıkılmıştır.

Osmanlı Devleti’nin yıkılış süreci bir bakıma hızlandıran Balkan Savaşları, Osmanlı Devleti’nin egemenlik sorununu ortaya çıkararak, İtilaf Devletleri için fırsat teşkil etmesine neden olmuştur.

Balkan Savaşları’nın Nedenleri Ve Sonuçları Kısaca Maddeler Halinde Konusunda Düşüncelerinizi Paylaşabilirsiniz.