Göç Ve Çeşitleri Nelerdir

Göçün ne olduğunu ve çeşitlerini merak edenler mutlaka yazımızı okumalılar. Aklınızdaki soruların yanıtı vereceğiz.

Göç; İnsanların siyasi, sosyal, ekonomik ve doğal nedenlerle geçici veya sürekli bir biçimde başka bir bölgeye taşınması olayına verilen addır. Kişilerin oturduğu yerde hayatlarını idame ettirememeleri ve diğer illerdeki cazip fırsatlar insanların göç etmesine neden olur. İşte göç çeşitleri;

Gönüllü göç;

-İnsanların hayat standardını yükseltme hayali

– Daha iyi eğitim alma hayali

– Sosyal hizmetlerden fazla alma isteği

-Kariyer yapma hayali

-Kişisel özgürlük gibi kavramlara önem verenlerin bulunduğu kısıtlı alandan çıkmak istemesi.

Zorunlu Göç;

– İnsanların yaşadığı toprağı isteği olmadan terk etmek zorunda kalması

– Savaşlar, Doğal afetler, İşsizlik gibi nedenler bu göç türüne mecbur edebilmektedir.

Mevsimlik Göç; 

– İnsanların tarım, hayvancılık ve turizm gibi faaliyetler nedeniyle yer değiştirmeleridir.

Sürekli Göçler; 

– İnsanların siyasi, sosyal, ekonomik ve doğal nedenlerle bulundukları yeri sürekli olarak bırakmalarıdır.

 İç Göçler;

– Ülke sınırları içerisinde gerçekleşen sürekli veya geçici göçlere denir.
– Ticaret ve sanayinin geliştiği bölgeler, verimli tarım alanları, zengin maden yataklarına sahip alanlar. turizm açısından cazip merkezler ve kültür kentleri en çok alan yerlerin özellikleridir.

Dış Göç; 

– Ülke dışına gitmeleri şeklindeki göçtür.

– Sürekli veya geçicidir.

Güneş Balçıkla Sıvanmaz Atasözünün Anlamı

Bu yazımızda kısaca ‘ Güneş Balçıkla Sıvanmaz’ atasözünün anlamına değineceğiz.

Var olmayan bir şeyi varmış gibi var olan bir şeyi de varolduğundan farklı bir şekilde gösteremeyeceğinizin en açık ifadesidir. Çünkü gerçekler asla gizlenemez.

Gerçekleri gizlemeye kalkmak, boş bir çaba olur. Kısa bir süre için belki saklanabilir ama bu uzun sürmez. Geçen zaman saklanan gerçekleri ortaya çıkarır, onları gizlemeye kalkanların cezalarını verir. Gerçek insan gerçeklerden kaçmayan, onları her yerde açıklamaktan sakınmayan insandır. Çünkü gerçek, bir ışığa benzer. Işıksız yaşanamayacağı gibi, gerçeklerden uzak olarak insanların yaşaması da düşünülemez. Gerçeklerin acı olduğu doğrudur. Acı bile olsa gizlememeliyiz. Zamanında söylenirlerse, açacakları yaralar da daha kısa bir sürede kapanmış olur.

Herkesin bildiği bir gerçek inkar edilemez, yalan yanlış sözlerle değiştirilemez, kimseden saklanamaz. Açıkça meydana çıkmış, hemen herkesin bildiği gerçeği inkâr etmek, gizlemeye çalışmak, yalan dolanla değiştirmeye yeltenmek mümkün değildir. Buna güç yetirecek insan yoktur. Öyle değerler vardır ki insanlar ne kadar kötülese de asla değerini yitirmeyen ve her zaman değeri bilinerek sevilenlerdir. İşte bu değerler güneş kadar parlak,güneş gibi her yeri aydınlatan ve karanlığı yok eden şeylerdir.

 

Kırım Savaşının Nedenleri Ve Önemi Nelerdir

Bu yazımızda kısaca Kırım Savaşının nedenleri ve öneminin ne olduğunu açıklayacağız.

Kırım Savaşı, Osmanlı Devleti ile Rusya arasında 1853 yılında yaşanmıştır. Savaşı, Osmanlı Devleti kazanmıştır. Savaş sonrası Ruslarla Paris Antlaşması imzalanmıştır. Savaşın nedenleri ise şunlardır;

–  Rusya’nın Osmanlı Devleti üzerindeki hayalleri
–  Rusların İstanbul’da Ortodokslarca kutsal kabul edilen yerler üzerindeki isteklerinin geri çevrilmesi
–  Rusya’nın 1848 ihtilallerinin Avrupa’da neden olduğu iç karışıklıklardan faydalanma düşüncesi

Savaş sırasında Osmanlı donanması Sinop’ dolaylarında Ruslar tarafından yakılmıştır. Kırım Savasında Osmanlı Devleti ile savaşa giren devletler; İngiltere, Fransa,Sardunya ve Piyomento’dur. Avusturya ise Eflak-Boğdan’ı isgal etmiş ve yardımda bulunmuştur.

Osmanlı Devleti, Paris anlaşması esnasında Avrupalı devletlerin tam desteğini almıştır. Bu sayede azınlıklara çok fazla haklar sunan Islahat Fermanını yayınlamıştır.

 Kırım Savaşının Önemi; 

– Avrupalılar ilk defa Kırım savaşında Osmanlı Devletine tam destek verdiler. Osmanlı Devletini tanımıştır.
– Osmanlı Devleti ilk defa İngilizlerden dış borç almıştır.
– Osmanlı Donanması 4. defa Sinop’ta yakılmıştır.
– Osmanlı Devleti azınlıklara geniş haklar içeren Islahat Fermanını yayınlamıştır.

Meyve Veren Ağaç Taşlanır Atasözünün Anlamı

Bu yazımızda kısaca ‘ Meyve veren ağaç taşlanır’ atasözünün anlamını ele alacağız.

İnsanlığa faydalı bir şey yaptığı halde insanlar tarafından hakir görülen veya görmezden gelinen durumlar için söylenen bir atasözüdür.

Öyle sıradan kimselerle pek uğraşan olmaz. Ama toplumda bir konum edinmiş, bilgili, becerikli ve başarılı kimse kolayca hedef olur; hücumlara maruz kalır. Çünkü onun toplumdaki konumu kimilerinin kıskançlık duygularının kabarmasına yol açar. Çünkü işe yaramaz, niteliksiz, silik insanlarla kimse ilgilenmez. Daha ziyade bilgili, becerikli kimselerle uğraşılır, onlara sataşılır. İnsanlar kıskançlık duygusuyla beslenir. Bu nedenle kendinden başarılı kişileri çekemeyip onların hakkında kötü ve aşağılayıcı sözler sarf edebilir. Öyle sıradan kimselerle pek uğraşan olmaz. Ama toplumda bir konum edinmiş, bilgili, becerikli ve başarılı kimse kolayca hedef olur; hücumlara maruz kalır. Çünkü onun toplumdaki konumu kimilerinin kıskançlık duygularının kabarmasına yol açar. Öylelerinin olabileceğini kabul etmeli. Amaçlarının ne olduğunu bilen değerli insan, onların yaptıkları karşısında umutsuzluğa kapılmaz, üzülmez. Sadece yaptıklarından ötürü onlara acır. Toplum da değerleri yok etmeğe çalışanlarla mücadele etmelidir. Çünkü değerli kişinin göreceği zarardan, dolaylı olarak toplum etkilenecektir.

Bilgisayar Donanımı ve Parçaları Nelerdir

Bu yazımızda kısaca bilgisayar donanımı ve parçalarının neler olduğunu ele alacağız.

Günümüzde her evde mutlaka olan teknolojik alet bilgisayarı meydana getiren donanımlar, cihazlar ve yan birimleri bulunmaktadır. Bilgisayar sistemi bir veya birden çok kullanıcıya hitap edebilmektedir. Birden çok kişinin kullanımına açık bilgisayarların işlem kapasitesi yüksek olmak zorundadır. Orta ve büyük ölçekli kurumlar ve birden çok kişiye hizmet sunan iş yerleri işlem kapasitesi yüksek bilgisayarlar kullanır. Ancak evlerde kullanılan ”personel computer” adı verilen kişisel bilgisayarlarda mevcuttur.  Kişisel bilgisayarlar masaüstü ve taşınabilir bilgisayar olmak üzere iki çeşittir. Son zamanlarda artık herkes taşınabilir kişisel bilgisayar kullanmaktadır. Bir masaüstü bilgisayar cihazını meydana getiren ana parça ve birimler ise şu şekildedir;

  • Ekran
  • Klavye
  • Fare
  • Ana Kart
  • İşlemci
  • Bellek (RAM)
  • Ekran Kartı
  • Ses Kartı
  • Güç Kaynağı
  • Sabit Disk (Harddisk)
  • Disket Sürücü
  • CD / DVD Okuyucu/Yazıcı
  • Modem
  • Ağ Kartı

Kapitülasyonlar Hakkında Kısa Bilgi

Bu yazımızda kısaca kapitülasyonlar hakkında bilgi vereceğiz. Sizlerde konu hakkında bilgi almak istiyorsanız yazımızı okuyunuz.

Kapitülasyonlar, Osmanlı imparatorluğunun gelişme çağında, batılı ülkelere destek olmak amacıyla sürekli veya kısa süreli verdiği ayrıcalıklara denir. İlk kez en yüksek meblağlı verilen kapitülasyonu 1536 yılında Kanunî Sultan Süleyman Fransızlara vermiştir.  Ardından ise, Osmanlı imparatorluğu önceki cihan hakimiyetini kaybetmiş ve zorla kapitülasyon ödemeye mecbur bırakılmıştır.

Kapitülasyonları Osmanlı Devleti zirvedeyken, cihana hükmederken sadece ticari hedeflerle bu ayrıcalıkları bazı ülkelere sunmuştur. Ancak devlet gerilemeye başlayınca ülkenin menfaatlerine karşı olan bu haklar ve ayrıcalıklar kaldırılmak istendi.

Osmanlı devleti, özellikle 19 yy’dan itibaren, kapitülasyonları kaldırmanın yolları üzerinde çalıştı. Ancak bunu başaramadı. Çünkü Avrupa ülkeleri buna izin vermiyordu. 1 Ekim 1914 tarihinde Osmanlı devleti, sonunda kapitülasyonları kaldırmayı başardı. Ancak bu kısa sürdü. Çünkü Osmanlı Devleti girdiği Birinci Dünya savaşından mağlup ayrıldı. Savaşın ardından imzalanan Sevr antlaşmasıyla, Batılı ülkelere tanınan kapitülasyonlar artırıldı.

Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasının ardından ise nihayet Türkiye Cumhuriyeti,24 Temmuz 1923 tarihinde imzaladığı Lozan Barış Antlaşmasıyla kapitülasyonları kökten kaldırmayı başardı.

Parayı Veren Düdüğü Çalar Atasözünün Anlamı

Bu yazımızda kısaca ‘Parayı veren düdüğü çalar’ atasözünün anlamına değineceğiz. Sizde bu atasözünün anlamını merak ediyorsanız mutlaka yazımızı okuyun.

Bir şey karşılığında parasını nakit ödeyen kimse her zaman itibar görür ve karşı tarafa istediğini yaptırabilir. Para harcayan kimse istediğini her daim elde edebilir. İhtiyacı olan tüm işi yapabilir, yaptırabilir; dilediği her şeyi satın alabilir. Para her kapıyı açar dedikleri doğrudur.  Kişi hemen her istediği maddî şeye kavuşması mümkündür. Para yalnızca ihtiyaçları karşılamak için kullanılan bir araçtır. Emek karşılığında para ödendiği gibi, alınacak bir ihtiyaç için de para ödenir. Her ihtiyacın özelliğine göre ayrı ayrı belirlenmiş bir bedeli vardır. Belirlenen bedeli ödeyenlerin istediklerini elde etmemeleri îçin bir neden yoktur. Çalışıp para kazanmadan, ihtiyaçların bedelini ödemeden onları elde etmek mümkün değildir.

Bu atasözünü Türk hikayelerinin öncüsü Nasrettin Hoca!dan biliriz. Bir hikayede Nasrettin hocadan mahalledeki çocukların hepsi flüt ister. Oda tamam der. Ancak flütün parasını yalnızca bir çocuk peşin ödemiştir. Çarşıdan dönünce Nasrettin hoca elinde bir flütle gelir. Oda parasını peşin ödeyen çocuğundur. Diğer çocuklar duruma şaşırır ve içerler. Ancak Nasrettin hoca der ki ” Parayı veren düdüğü çalar.”

Nesli Tükenmekte Olan Hayvanlar Nelerdir

Bu yazımızda kısaca nesli tükenmekte olan hayvanların neler olduğunu ele alacağız. Sizlerde bu hayvanların hangileri olduğunu merak ediyorsanız mutlaka yazımızı okuyun.
Nesli tükenmekte olan hayvanlar, yok olma tehdidi ile karşı karşıya kalan hayvanlara denir. Bir türün tükenmekte olması demek, o tür hayvanların sayılarının giderek azalıyor olması ve doğal yaşam ortamlarında onları tüketen  unsurların olması nedeniyle yaşamlarını yitirmeleri alamına gelir.  Dünya Doğayı Koruma Birliği’nin iki yılda bir kamuoyuna duyurduğu nesli tükenen hayvanlar kırmızı listede yer alırlar.  Bir türün kırmızı listeye alınması için dünya üzerinde 50’den az yetişkin bireyin kalmış olması şarttır. Aynı zamanda yetişkin popülasyonunun 1000’den az olmasıda nesli tükenen hayvan kategorisine girmesine nedendir. İşte bu hayvanlardan bazıları şunlardır;
– Panda
– Anadolu Leoparı
– Kelaynak

– Goril

– Akdeniz Foku
– Kutup Ayısı
– Penguenler
– Kısa Gagalı Yunus
– Javan Gergedanı
– Altın Başlı Langur
– Dev Mekong Yayın Balığı
– Cross River Gorili
– Meksika yunusu
– Pigme Borneo Fili
– Sumatra Kaplanı
– Siyah Ayaklı Dağ Gelinciği

Sıfat Nedir Çeşitleri Nelerdir

Bu yazımızda kısaca sıfatın ne olduğuna ve çeşitlerine değineceğiz.

Sıfat; İsimleri bazı yönlerden belirten niteleyen sözcüklere denir. Niteleme Sıfatları ve Belirtme Sıfatı olmak üzere ikiye ayrılır. Belirtme sıfatları ise dört çeşittir;

  • İşaret Sıfatları
  • Soru Sıfatları
  • Belgisiz Sıfatlar
  • Sayı Sıfatları

Niteleme Sıfatları; Kendinden sonra gelen ismin rengini, kokusunu,biçimini ifade eden sıfatlara denir. Nasıl sorusunun karşılığını verir.

Belirtme sıfatları; İsimleri sayı yönünden tamlayan; yerlerini işaret eden; özelliklerini belli belirsiz olarak bildiren; onların özelliklerini soran sıfatlara denir. Bu tür sıfatlar 4’e ayrılır;

İşaret Sıfatları; Nesneleri göstererek belirten sıfatlara denir. Bu sıfatlar şunlardır: Bu,şu,o’dur.

Soru sıfatları; Varlıkların yerlerini, durumlarını, sayılarını soru şeklinde belirten sıfatlardır. Bu sıfatlar şunlardır; Nasıl, Hangi, Kaç, Kaçta, Ne tür, Ne kadar, Neredeki’dir.

Sayı sıfatı; Varlıkların sayılarını, sıralarını, eşit miktarlarını ve eş parçalarını ifade eden sıfatlara denir. Bu sıfatlar 5 tanedir. İşte bunlar;

a) Asıl sayı sıfatları; Varlıkların sayılarını tam sayılarla belirten sıfatlardır. Örnek; Bir elma aldım.

b) Sıra sayı sıfatları; Varlıkların sıralarını belirten sıfatlardır. Asıl sayı sıfatlarına ” -inci ” eki getirilerek yapılan türdür. Örnek; Birinci elmayı aldım.

c) Üleştirme sayı sıfatları; Varlıkların eşit sayılarda pay edildiğini ifade eden sıfatlardır. Asıl sayı sıfatlarına ” -er, -ar ” ekleri getirilerek yapılan türdür. Örnek; Birer alma aldık.

d) Kesir sayı sıfatları; Varlıkların kaç eş parçaya ayrıldığını belirten sıfatlardır. Örnek; Sekizde bir elma

e) Topluluk sayı sıfatları; Topluluk anlamı taşıyan sıfatlara denir. Örnek; İkiz çocuk

Belgisiz sıfat: Varlıkları tam anlamıyla ifade edilmediği türdür. Varlıklar; aşağı yukarı, yaklaşık olarak, şöyle böyle şeklinde belirtilir.

ÖRNEK:

Biraz süt içtim.

 

Elmanın Vücuda Faydaları Nelerdir

Bu yazımızda elmanın hangi vitamini içerdiğine ve faydalarına kısaca değineceğiz.

Elma oldukça faydalı bir meyvedir. Bunun için günlük bir tane tüketilmelidir.

– B ve C vitamini bakımından oldukça zengin bir meyve olma özelliği taşır.

– Elmanın kabuğunun meyvesinden daha faydalı olduğu tespit edilmiştir. Ancak bu meyvenin kabuğunu sindirmek kolay değildir. Mide rahatsızlığı olanlar kabuğu soymalı, ancak sağlamsa kabuğuyla tüketmelidir.

– Elma kabukları çay gibi demlenip içilebilir. Bu sindirim sorununa iyi gelir.

-İştahsızlık sorununa ve bağırsak tembelliğine iyi gelir.

-Midesinde yara olan kişiler çok tüketmemelidir.

-Mide sorunlari yaşayanlar bu meyvenin kompostosunu veya pişmişini yemesi tavsiye edilir.

-Elmadan yapılan sirke romatizmal hastalıklara birebirdir.

– Elmada bulunan asit dişlerie zarar verir. Bu nedenle bu meyveyi tükettikten sonra kişi ağzını çalkalamalıdır.

– Bu meyve karaciğerin sağlığını ve kalbin sağlığını korur. Pis kanı temizlemekte ve kolestrolü azaltmaktadır.

-Bağırsaklarda bulunan faydalı bakterilerin çoğalmasında büyük rol oynar.

-Sinirleri yatıştırır. Kasları güçlendirir.

-Damar sertliğine faydalı ve kalp hastalıklarına iyi gelir.

– Kişi aç iken elma yer ise kan dolaşımı düzene girer.

– Elma kompostosu idrar söktürür.

 

zerda